13 Kasım 2013 Çarşamba
BEKLEYİŞİN SEYİR DEFTERİ
Uzak şehirlerden gelen esinti yalpalarken tenini, seyrederdim gün doğumuyla beraber seni. Gözlerin ufka dalardı çağırırdı birilerini. Kimdi? Özlediğini hissettiğin, hiç gelmeyecek olan o serseri. Sebepsiz sevişmelerin ardı arkası kesilmişken kim göz dikmişti bu sefer gözlerine. Gözlerin benimdi. Na-mahremimdi. Usul usul seni sevişimdi.
Kararmaya başlamıştı aynalar. Görmek istediğini gösterir olmuştu herkese. Gerçek neyse artık,o eski buruşmuş hayallerdeydi. Bu şehrin kıyısında beklediğin ben olsaydım eğer, bekletir miydim hiç seni. Belki de bu yüzden hiç sevmedin beni.
Asrın kevseri günleri takmış peşine, süzülüyor gökyüzünde. İçin sıkılırdı bilirdim her geldiğinde bu şehrin köşesine. Seyrederdim seni içimdeki sana olan serzenişle. Bilmeyiversem, unutuversem bir an onu beklediğini, onu deli divane sevdiğini koşup gelecektim yanına. Dikilmeyecek, seyretmeyecektim ben de bu köşede seni gizlice. Avuçlarım avuçlarına kavuşamayacak kadar ürkekti, tutulurdu dilim seni her gördüğümde. Her çekişinde sigaranı kökleniyordu ciğerlerime. Beynimde doğan her hayal çarpıyordu realitene. Sensizliğin darmadağan ettiği gönlüm kan kaybediyordu içten içe. Sen ise benden habersiz özlüyordun her gece beklediğin o serseriyi bu köşede. Ben ise seviyordum seni, senden habersiz öylece...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
