25 Şubat 2014 Salı

Aşk Yolunda Dökülenler

  

  Bir sevda diğer sevdanın yolunu keser. Nedense hep böyle olmuştur aşkta. Herkes kendine göre doğru olanı seçmiştir, köşede kalan içinse yanlışı. Birileri sevinirken, sevilirken, diğeri köşede nedenlerini düşünüp hesaplamaktadır. Oysa ki ne istenilen tam zamanında yetişebilmiştir aşka. Ne de bekleyen sabırlı olup bekleyebilmiştir o karanlıkta. Yanlış yanlışı doğurup denk gelememiştir doğru zamanda bekleyenle beklenilen. Bu yüzden mümkün değildir doğru aşk. Sevmek sevenin kontrolünde olsaydı eğer, hiç böyle olur muydu hayat? Hiç böyle olur muydu aşk?



  Yalnızlık bazılarına rahat verir, bazılarının ise uykularını kaçırtır sabahlatır. Yalan dolan hepsi bir tarafa, en çok sevenin içini acıtır, yüreğini kanatır. Yusuf’un  Züleyha’sı, gerçek Zülahya  olmayı becerebilseydi eğer, Yusuf hiç yeni bir Züleyha oluşturur muydu kafasında. Sevilmek hiçbir zaman senin elinde değildir ama sen her defasında sevmenin hakkını vermek zorundasın. Bu da sevenin aşka borcudur. Yıllar geçse bile unutmayacaksın geride bıraktıklarını. Pes etmeyeceksin doğru olanı bulana kadar. Arayışların bir son bulmayacak, çabalayacaksın. Yanlış kişilerde doğruyu aramayacaksın, zaman harcamayacaksın. Çünkü hayat kısadır. Bir gün doğru kişi karşına çıktığında; sen neredeydin şimdiye kadar diyeceksin. Ve dönüp arkana bakacaksın onunla. Bunları bunları yaşadım diyeceksin, anlatacaksın ona olan biten her şeyi. Peki bunlar olurken sen neredeydin be kadın diye soracaksın. O da sana anlatacak bazı şeyleri elbet. Yitirdiklerimizdir bizi ayakta tutan. Kaybettiklerimizdir yolumuzu açan. Bu yol hiç bitmez. Bu yol sevdanın kırıntılarıyla döşeli. Birini bırakır diğerleriyle devam edersin ama asla ümidin tükenmemeli.. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder