Kendime Kısa Notlar
Uzun soluklu yazılar yazmayı bıraksam mı diyorum. Her geçen
gün daha da dibe sürüklüyorlar beni. Sevmenin sevişmeden öteye geçemediğini
fark ettiğimde terk ettim seni. Ruh halin gibi içindeki tutku da değişkendi. Üzülmek
için sebep bulmaya gerek yok hayatta. Hayatının nasıl olsa bir gün biteceğini
söyleyen o aptallardan değilim. Yaşamana
bak sadece. Kırma mesela durduk yere birilerinin kalbini. Sana nefretle
baktıklarında sadece gülümse. Yaşamaya değer onca şey varken hayatta, niye
onlarla vakit kaybedesin ki. Tamam, kimi zaman haklısın. Özlüyorsun eski
günleri. Gerçekten de güzel günlerdi. Ama bırak öyle kalsınlar. Kurcalayıp daha
da boktanlaştırma hikâyeleri. Yoluna bak artık. Geçmişini düşüne düşüne bugünü
yaşamayı unutmuşsun sen. Arada itiraf et kendine. Gerçekten pislik bir insandın
sen de. Onun gözlerinde acıyı gördüğünde kahkahalar kopuyordu içinde. Sen böyle
biriyken nasıl olurda yalnız kaldın diye küfredebilirsin kaderine? Seçimlerinde
gizliydi aslında yaşamak istediklerin. Sen çokluğu istiyordun içinde büyüyen o
açgözlülükle. Sonuçlarını da öğrendin artık, olmuyorsa olmuyordur işte. Gerekirse
yeniden başlayıp, yine o hataları yapıp yeniden üzüleceğim buna değmez mi
diyorsun, anlıyorum tamam anlıyorum seni. Ama niye hayatını buna harcayasın ki? Durman gerek bir yerde. Durman gerek zamanın bir ucunda bir köşesinde. Yak
sigarını seyretmeye koyul bu âlemi. Bırak çakallar birbirini yesin. Birbiri
arkasından oyunlar hazırlasınlar, birbirlerinin kuyusunu kazsınlar. Sen
duvarlarını koy onlara karşı yaklaşamasınlar sana. Bir kere de esrarengiz adamı
oyna mesela. Bütün bu oyunların dışında zar at kendi hayatına. Bir nefesinin,
sağlığının, ailenin, sevdiklerinin kıymetini bil. Daha fazlasını bir daha
isteme. Bütün bunları yapamam mı diyorsun. O zaman git atla pencerenden. İntihar
et. Bunlar zaten bir zamanlar yaptığın şeylerdi, hatırlatırım. Korkaklığın
lüzumu yok şimdi. Hadi hemen hazırlanmaya başla, bu kadar vakit harcadığımız
yeter. Ceketini giy ve çık sokaklara..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder